Sanal Alemin Orjinal Tek Paylaşım Platformu ;) »Serbest Köşe »Yorum Mekanı » siz hangi grubun icindesiniz??


Yorum Mekanı Tartışma yohk itişip kakışmayn yorumLayın eLeştirn


Yeni Konu aç  Cevapla
 
Link Yolla Seçenekler
Alt 05-03-2009, 13:11   #1 (mesaj linki)
La Rose Bleu
Puanlar: 127,578, Seviye: 51 Puanlar: 127,578, Seviye: 51 Puanlar: 127,578, Seviye: 51
Etkinlik: 88% Etkinlik: 88% Etkinlik: 88%
gülbebegim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Gezmelerde :(
Neyim Ben;): az Gri çokca Masmaviyim!! Anneyim!!
Üye No: 29124
Üyelik tarihi: 30-07-2008
Nerden: Mavi Huzunlerden
Cinsiyet: Bayan
Mesajlar: 2,862
Konular: 985
Ettiği Teşekkür: 940
405 Mesajına 599 Teşekkür
Karizma Puanı: 4901
Tecrübe Puanı: 61
Level : gülbebegim gülbebegim gülbebegim gülbebegim gülbebegim gülbebegim gülbebegim gülbebegim gülbebegim gülbebegim gülbebegim
Üyede 1x Dondurma Var Üyede 2x Gül Var Üyede 1x Yonca Var Üyede 1x Kokteyl Var
siz hangi grubun icindesiniz??

SİZ HANGİ GRUBUN İÇİNDESİNİZ?
Toplumsal sınıf ve katmanların oluşumuyla insanın özgül yaşamındaki ve doğasındaki çelişkilerin fazlalaşması sonucu, tiplerindeki çeşitlilik de fazlalaşınca çelişki uzmanlıkları da fazlalaştı! Örneğin tıp neredeyse her gün aynı amip gibi bölünerek yeni ana bilim dalları yaratmaktadır. Uzmanlıkların / ana bilim dallarının fazlalaşması çelişkilerin çözümünün kolaylığını gerçekleştirir emin ellerde... Doktora giderseniz, doktor sizin böbreğinizdeki taşı alır; ama örneğin bir mafia "doktoruna" giderseniz böbreğinizi alır...
Kaynak: http://www.sanalforum.biz/yorum-mekani/54478-hangi-grubun-icindesiniz.html

Bu yüzden "emin ellerde" dedim...

Çelişki, şeylerin varlık veya "yokluk" nedenidir; çelişkinin olmadığı bir yer veya bir şey bulamazsınız; baktığınız, gördüğünüz, dokunduğunuz, duyduğunuz, duyumsadığınız vb. her şeyde çelişki vardır. Her şey çelişkinin ürünüdür ve bunun istisnası da yoktur.

Canlılar dünyasında çelişki hamallığını tıka basa taşıyan tek varlık, insandır. En ileri, en gelişmiş insan bilince çıkardığı çelişkilerin(in) sayısı ve çelişkiler(in)e karşı açtığı savaşı üst düzeyde oranlayan, oranlama çabası içinde olan insandır.
İnsan, önce kendini sorgulamak zorundadır.

Sorgulayan, araştıran insan bu sorgulamalarını ve araştırmalarını yaşama aktardığı kadar insandır.

Dünyanın en büyük sorusu "
İnsan nedir?" sorusudur.

Bu soruya verilecek yanıtların toplamı, her yönüyle yanıtlayanın aynasıdır. Verilen yanıtların farklı toplumsal sınıf ve katmanlar içinde bulunuşumuz yüzünden birçok değişiklik ve hatta karşıtlık içermesi oldukça doğaldır. Bu soruya verilecek bireysel yanıtların toplamı ise, toplumun aynasıdır. "Her konudan çok kendimi incelerim. Benim metafiziğim de budur, fiziğim de." diyen Montaigne’a katılmamak olası değil...

İnsan ile hayvan arasındaki en belirgin özelliklerden biri, birinin toplum, diğerinin topluluk oluşturması olmasına rağmen insanın topluluk oluşturmayacağını düşünmek bana hiç de mantıklı gelmiyor. Dahası, günümüzdeki tüm sistemlerin topluma dayatarak uyguladığı "sürü psikolojisi" ve sonuçları bunun en bariz örneklerinden biridir ve toplum oluşturabilen insan sayısı ile topluluk oluşturan insan sayısı arasında her anlamıyla uçurumlar bulunmaktadır.

Sürü psikolojisinin bir diğer adı da "Üç Maymunlar"dır.
"...bireylerin, içinde etkileşime girdikleri toplumsal ilişkiler ve bağlar bütününün bir ifadesidir" diyor Marx, Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı adlı ünlü eserinde toplumu tanımlarken... Murray Baukhin ise, "Hayvanların topluluklar oluşturdukları halde, toplumlar oluşturamadıkları düşüncesi, toplumsal ekolojide temeldir. Toplum, salt insanlara özgü bir alandır, çünkü insan toplumunu bir hayvan topluluğundan ayıran şey, toplumsal kurumların varlığıdır. (...) Kısacası topluluk şu ya da bu tür toplumsallığın zorunlu bir koşulu olabilir, ama toplumun varlığını açıklamak için kesinlikle yeterli bir koşul değildir." diyerek biraz detaylandırıyor Özgürlüğün Ekolojisi isimli eserinde...

Toplum içinde yer aldıkları halde toplumsal kurumların ne iş yaptığını bilmeyen birinci tip insanlar genel olarak üç öğün yemek yerler, kaşınırlar, solunum yaparlar, gerinirler, geğirirler, yutkunurlar... Trenlere bakmaları başlıca tutkularıdır. Sese göre başlarını çevirirler kimin / neyin sesi olduğuna bakmaksızın. Kendisinin yap(a)madığı bir şeyi başkası yapınca komiğine gider, tuhaf tuhaf kahkaha atarlar. Bunlar yaşamın farkında olmadıkları için kendilerinin de farkında değillerdir ve toplum içinde topluluk oluşturanlardır.Tüm felaketlerin hayırsız anası oldukları için yumurtladıklarını algılayamazlar; balıkgillerdendir...

İkinci tipe giren insanlar kurum ve kuruluşların işlevlerinin, emek ile sermaye arasındaki karşıtlığın, dünyanın hem kendi hem de güneşin etrafında döndüğünün farkındadırlar. Soğuğu ve sıcağı ayıt ederler. Sevginin karşıtının nefret, dostluğun karşıtının düşmanlık olduğunun da farkındadırlar. Düşünme, algılama, yorumlama vb. yetilerine sahiptirler.

"Yorumlayanlar" kategorisidir bu kategori... Ya da "Farkındayım"lar...

Kendinden önceki filozoflara yönelik haklı eleştirisinde önemli olanın dünyayı yorumlamak olmadığını söyleyen Marx, esas olanın dünyayı değiştirmek olduğunu söyler. Bu yüzden sınıf savaşımları içinde aktif sorumluluk ve görev üstlenmişlerdir Marx ve ardılları...

Gerici ve / veya faşist sistemler, birinci kategoriye giren sürüleri temel olarak kullanırken ikinci kategori olan "farkında olanlar" kategorisini de granitten sütun olarak dikmektedirler karşımıza... Aralarında her tür bilimin, teknolojinin, sporun, vb. vb. insanları ile sınıf mücadelesi içinde hasbelkader yer almış veya "etkilenmiş" kimileriyle birlikte kaçkınları ve kalleşleri de alır. Diğer insanları "balıkgiller" kategorisine sok(a)masa bile kendisine koltuk değneği olan bu kategori içinde eritmeye çalışır. İdeolojik izolasyonun ve insani erdemlere ilişkin dejenerasyonunun en yoğun yaşandığı kitle, bu kitledir. Güneşin ışıklarını bize geç göndermesinin nedeni, işte bu "farkındayım" kategorisi içindekilerdir. En itici tiplerdir. Hiçbir taşın altına elini sokmazlar. En tehlikeli ve en ahlaksızca olanı ise, devrimciliği maske olarak kullananlardır.
Kaynak: http://www.sanalforum.biz/showthread.php?t=54478

Çelişkiler, çözümünü (alternatifini) kendi içinde taşırlar ama, "Bak, çözüm burada!" diyerek adres göstermezler. Çelişkilerin dili dilsizliktir. Dilsizlik dilini bilmek gerekir ve her çelişkinin dili de farklıdır. Onu, çelişkinin bilincine ulaşan insan o çelişkinin içine girerek arar, bulur, ortaya çıkarır ve kendisinden sonrakilere kolaylık olması açısından düzenler. Bu tür insanlar yaşamları boyunca çelişkilerle yatarlar, çözümlerle kalkarlar.

Her yönüyle en gelişmiş insan tipi, işte bu üçüncü tipteki insandır. En olumlu insan bunlardır. Her yönüyle insan, bunlardır. Bu insanlar sabahleyin uyandıkları zaman dünündeki olumsuzluklarını buruşturup çöpe atan, olumluluklarını geliştiren ve yeni yeni olumluluklar yaratmayı / araştırmayı yaşam felsefesi haline getiren insanlardır.

Bu insan tipi için hiçbir dinin, dilin, ırkın, coğrafyanın, yaşın, cinsiyetin, vb. vb. önemi olamaz. "
İnsan" ile başlar söze, "insan" ile bitirir... Marx’ın yakın dostu olan August Bebel, "Kadın ve Sosyalizm" isimli ünlü eserinde doğa için doğru olanın insan için yanlış olamayacağını söylüyor. Bu doğru sözü tersten de okuduğumuz zaman yine aynı kapıya çıkıyoruz: İnsan için doğru olan, doğa için de doğrudur. Örneğin ozon tabakasının Amerika kıtasından bile daha büyük olan deliğinin kapanması hem doğanın ve hem de başta insan olmak üzere tüm canlıların "rahat bir nefes" alması demek değil midir!

Özetleyecek olursam:

Birinci tip insan, sadece yaşar... İnsan nüfusunun yüzde yetmişi bunlardan oluşur.
İkinci tip insan, egosunu kıble yapmıştır. İster ki herkes kendi önünde secdeye kapansın. Elini sıcak sudan soğuğa sokmaz.. Kendi çıkarı söz konusu olduğunda müthiş makyavelisttir. Çoğunlukla güvenilmez insanlardır. İnsan nüfusunun yüzde yirmi beşi bunlardan oluşur.

Üçüncü tip insan, elini bilimin eline kaynak yapmıştır. Öyle ki, ölümleri bile "bilimsel" olur! İnsan nüfusunun yüzde beşi bunlardan oluşur.

Bu satırları okuyan değerli okur, aşağıdaki sorunun yanıtını bana değil, en yakın dostunuza söyleyin lütfen:


Siz hangi grubun içindesiniz?


Dostlukla...
  Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Sizin İçin Seçilmiş Özel Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Rahman Suresi SüKuT-u LeyL Tefsir 0 23-09-2009 18:17
Yunus Süresi SüKuT-u LeyL Tefsir 0 07-08-2009 20:46
Bakara Suresi SüKuT-u LeyL Tefsir 0 06-08-2009 19:46
Siz Hangi Yemeksiniz??? musab Burçlar - Astroloji Alemi 1 19-09-2008 20:26
Kizlarla Çikmak İÇİn Gereken Bİlgİler HearTLesS Psikoloji - Sosyoloji 32 17-09-2008 09:49

Sanal Forum Zamanınız GMT +1 Ayarlı. Sanal Saatiniz: 03:39.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.3.1
Design by Htworks Licenced To sanalforum.biz